Bacakta uzun süre iyileşmeyen bir yara, hastaların çoğu zaman önce cilt sorunu sandığı ama aslında damar kaynaklı olabilen bir belirtidir. Diyabetik ayak yazımızda arter (atardamar) kaynaklı yaraları ele almıştık; bu yazıda ise venöz (toplardamar) kaynaklı yaralara, yani venöz ülsere odaklanıyoruz.
Venöz Ülser Nedir?
Venöz ülser, bacaklardaki toplardamarların kanı yeterince yukarı pompalayamaması sonucu, genellikle iç ayak bileği çevresinde gelişen, iyileşmesi haftalar-aylar sürebilen açık bir yaradır. Kronik venöz yetmezliğin en ileri ve en görünür sonucudur.
Neden Oluşur?
Bacak toplardamarlarının içinde, kanın kalbe doğru tek yönde akmasını sağlayan küçük kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar zamanla (uzun süre ayakta kalma, geçirilmiş pıhtı, ileri yaş, obezite, hamilelik gibi nedenlerle) bozulduğunda kan bacakta göllenir; bu duruma kronik venöz yetmezlik denir. Artan basınç, zamanla ciltte kahverengi renk değişikliği, sertleşme ve sonunda doku bütünlüğünün bozularak ülser gelişmesine yol açabilir. Varis yazımızda bu sürecin daha erken evrelerini ele almıştık.
Arteriyel Yara ile Farkı Nedir?
Bacak yaralarının kaynağını doğru belirlemek tedavi açısından kritiktir:
- Venöz ülser: Genellikle iç ayak bileğinde, kenarları düzensiz, ağrı orta derecede, bacak kaldırıldığında rahatlar, çevresinde şişlik ve cilt renginde koyulaşma sıktır.
- Arteriyel (iskemik) yara: Genellikle ayak parmaklarında veya topukta, kenarları daha düzgün, ağrı şiddetli, bacak kaldırıldığında artar; nabızlar zayıf veya alınamaz.
Bu ayrım önemlidir; çünkü tedavi yaklaşımları birbirinden farklıdır ve yanlış uygulanan bir kompresyon tedavisi, arteriyel yetmezliği olan bir hastada bacaktaki kan akışını daha da azaltabilir.
Belirtileri ve Görünümü
- İç ayak bileği çevresinde yavaş iyileşen veya tekrarlayan yara
- Bacakta gün içinde artan şişlik
- Ciltte kahverengi-mor renk değişikliği ve sertleşme
- Bacakta ağırlık hissi, kaşıntı, akşama doğru artan rahatsızlık
Tanı
Tanı, muayene ve venöz Doppler ultrasonografi ile konur; bu tetkik hangi toplardamar kapakçıklarının yetersiz çalıştığını gösterir. Arteriyel yetmezlik şüphesi varsa, tedavi öncesi bacak nabızları ve arteriyel Doppler ile bu ihtimal mutlaka dışlanır.
Tedavi Seçenekleri
- Kompresyon tedavisi: Uygun basınçta bandaj veya çorapla venöz dönüşün desteklenmesi, tedavinin temelini oluşturur
- Yara bakımı: Düzenli temizlik ve uygun pansuman yara iyileşmesini destekler
- Bacağın yükseltilmesi: Günün belirli saatlerinde bacağın kalp seviyesinin üzerine kaldırılması şişliği ve basıncı azaltır
- Altta yatan venöz yetersizliğin tedavisi: Yetersiz çalışan yüzeyel toplardamarlar; radyofrekans/lazer ablasyon veya cerrahi gibi damar tedavisi yöntemleriyle düzeltilebilir
- Enfeksiyon kontrolü: Yara enfekte ise uygun antibiyotik tedavisi eklenir
Altta yatan venöz yetersizlik tedavi edilmeden yalnızca yara bakımıyla ilerlenirse, ülserin tekrarlama olasılığı yüksek kalır.
Nüksü Önleme
Yara iyileştikten sonra da kompresyon çorabı kullanımının sürdürülmesi, uzun süre hareketsiz ayakta kalmaktan kaçınılması, düzenli yürüyüş ve bacakların sık sık yükseltilmesi nüks riskini azaltır. Kilo kontrolü de venöz sisteme binen yükü hafifleterek katkı sağlar.
Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Harun Arbatlı, bacak yarası olan hastalarda tedaviye başlamadan önce yaranın venöz mü arteriyel mi kaynaklı olduğunun Doppler ultrasonla netleştirilmesinin, doğru tedavi seçimi açısından atlanmaması gereken bir adım olduğunu belirtmektedir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararları, ancak sizi muayene eden hekiminiz tarafından verilebilir.
Randevu için iletişime geçin
Kalp ve damar sağlığınızla ilgili değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.