Ekokardiyografi raporunda "kitle" ya da "kitle lehine görünüm" ifadesini okumak, hastalar için son derece kaygı vericidir. Akla ilk gelen soru çoğu zaman "kanser mi?" olur. Oysa kalpte görülen kitlelerin önemli bir bölümü tümör değildir; tümör olanların büyük çoğunluğu da iyi huyludur. Bu yazıda ekoda kitle saptandığında hangi olasılıkların düşünüldüğünü ve tanının hangi adımlarla netleştiğini ele alıyoruz.
Kalpte "Kitle" Görüntüsü Nelerden Kaynaklanabilir?
Ekokardiyografide kitle gibi görünen yapılar birkaç farklı grupta toplanır:
- Pıhtı (trombüs): Kalpte en sık görülen kitle türlerindendir. Özellikle ritim bozukluğu olan, kalp kası zayıflamış ya da kalp krizi geçirmiş hastalarda kalp boşluklarında oluşabilir.
- Kapak üzerindeki enfeksiyon dokusu (vejetasyon): Kapak enfeksiyonunda kapak üzerinde oluşan yapılardır; ateş ve enfeksiyon bulgularıyla birlikte değerlendirilir (bkz. enfektif endokardit).
- İyi huylu tümörler: Erişkinlerde en sık görülen kalp tümörü miksomadır. Kapaklarda görülen küçük, iyi huylu tümörler (papiller fibroelastom) ikinci sık gruptur.
- Kötü huylu tümörler: Kalbin kendisinden kaynaklanan kötü huylu tümörler nadirdir. Kalpte görülen kötü huylu kitleler çoğunlukla başka bir organdaki tümörün yayılımıyla ilişkilidir.
- Normal yapıların varyasyonları: Kalbin doğal yapılarındaki bazı çıkıntılar ya da görüntü kaynaklı yanılmalar da ilk bakışta kitle gibi görünebilir.
Ekokardiyografi Neden Tek Başına Yeterli Olmayabilir?
Göğüs duvarından yapılan standart ekokardiyografi, kitleyi saptamada çok değerlidir; ancak kitlenin ne olduğunu kesinleştirmekte her zaman yeterli olmayabilir. Kitlenin tam yeri, kalp duvarıyla bağlantısı, hareketliliği ve doku özellikleri için ek tetkikler istenir:
- Transözofageal ekokardiyografi (yutak ekosu): Yemek borusundan ilerletilen bir probla kalbe çok daha yakından bakılır. Özellikle kulakçıklar ve kapaklar ayrıntılı görüntülenir.
- Kalp MR'ı: Kitlenin doku özelliklerini değerlendirmede en değerli yöntemlerden biridir; pıhtıyı tümörden ayırt etmeye yardımcı olur.
- BT: Kitlenin çevre dokularla ilişkisini ve göğüs içindeki diğer yapıları gösterir. Ameliyat planlanacaksa koroner damarların durumunu değerlendirmek için de kullanılabilir.
- Kan tahlilleri ve ek incelemeler: Enfeksiyon bulguları araştırılır; kötü huylu bir olasılık düşünülüyorsa vücudun diğer bölgeleri taranır.
Miksoma: En Sık Görülen Kalp Tümörü
Miksoma çoğunlukla sol kulakçıkta, kulakçıkları ayıran duvara bir sapla tutunmuş olarak gelişir. İyi huyludur, ancak "iyi huylu" olması zararsız olduğu anlamına gelmez. Kalp içinde hareket ederek kapak açıklığını kapatabilir ya da üzerinden kopan parçalar damarları tıkayarak inme gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle miksoma tanısı konduğunda tedavi ertelenmeden planlanır. Miksomanın belirtilerini ve tedavisini ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele almıştık.
Kalpte Pıhtı Saptanırsa
Pıhtı olduğu düşünülen bir kitlede ilk yaklaşım çoğunlukla kan sulandırıcı tedavidir. Tedavi altında yapılan kontrol ekokardiyografisinde pıhtının küçülüp kaybolması, tanıyı da doğrulamış olur. Pıhtının oluşmasına zemin hazırlayan neden — ritim bozukluğu ya da kalp kasındaki zayıflama gibi — ayrıca tedavi edilir. Kan sulandırıcılarla ilgili pratik bilgileri kan sulandırıcı kullananlar için rehber yazımızda derlemiştik. Büyük, hareketli ya da tedaviye yanıt vermeyen pıhtılarda cerrahi seçenek değerlendirilebilir.
Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekir?
Kalp tümörlerinin çoğunda tedavi, tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Ameliyat kararında şu özellikler göz önüne alınır:
- Kitlenin tümör olduğunun düşünülmesi — özellikle miksoma
- Kitlenin hareketli olması ve parça koparma (emboli) riski taşıması
- Kapak işlevini ya da kan akımını bozması
- Daha önce kitleye bağlı inme ya da damar tıkanıklığı geçirilmiş olması
Ameliyat, kalp-akciğer makinesi desteğiyle yapılır (bkz. kalp-akciğer makinesi nedir). Kitle, tutunduğu dokuyla birlikte çıkarılır ve patolojik inceleme ile tanı kesinleşir. Uygun hastalarda ameliyat küçük kesilerle, minimal invaziv yöntemlerle de yapılabilir.
Ameliyat Sonrası Takip
İyi huylu bir tümör tamamen çıkarıldığında çoğu hastada sorun kalıcı olarak çözülür. Ancak nadir de olsa aynı ya da farklı bir bölgede yeniden gelişebildiği için düzenli ekokardiyografi kontrolleri önerilir. Özellikle genç yaşta, birden fazla odakta ya da ailede benzer öyküyle ortaya çıkan miksomalarda, ailesel bir yatkınlık araştırılabilir ve yakınların taranması gündeme gelebilir.
Beklerken Nelere Dikkat Etmeli?
Tetkikler tamamlanana kadar aşağıdaki belirtiler ortaya çıkarsa beklemeden acil servise başvurun:
- Yüzde kayma, konuşma bozukluğu, kol ya da bacakta ani güç kaybı
- Ani başlayan nefes darlığı, bayılma ya da bayılacak gibi olma
- Bir kolda ya da bacakta ani soğukluk, solukluk ve ağrı
- Ateşle birlikte giderek artan halsizlik
Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Harun Arbatlı, ekokardiyografide kalpte kitle saptanmasının çoğu zaman ilk akla gelen kadar kötü bir anlam taşımadığını; ancak kitlenin türü netleşene kadar tetkiklerin ertelenmemesi gerektiğini belirtmektedir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kitlenin türü ve tedavi kararı, yapılan tetkikler doğrultusunda hekiminiz tarafından belirlenir.
Randevu için iletişime geçin
Kalp ve damar sağlığınızla ilgili değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.